Ana SayfaİletişimEnglish 16. Uluslararası Enerji ve Çevre Fuarı ve Konferansı
12 - 13 - 14 Mayıs 2010 WOW Convention Center - İstanbul


Uluslararası Enerji Ajansı Baş Ekonomisti Dr. Fatih Birol ICCI 2010’da

12-13-14 Mayıs 2010 tarihlerinde enerji sektörünün tek buluşma noktası 16.Uluslararası Enerji ve Çevre Konferansı ve Fuarına katılacak olan Dr. Fatih Birol, ana konuşmacı olarak “Dünya Enerji Görünümü 2008” ile ilgili olarak tespitlerini Türkiye enerji sektörü ile paylaşacak. 2007-2030 arasını kapsayan enerji senaryolarını anlatan Fatih Birol daha önce şu, şu tespitleri yapmıştı: "Petrol ana enerji kaynağı olmaya devam edecek. Ancak, ucuz petrol donemi bitti, buna karşılık fiyat istikrarsızlığı devam edecek. Mevcut petrol sahalarının üretimlerindeki azalma yatırım ihtiyacının anahtar belirleyicisi olacak. Petrol pazarı, büyük ve kalıcı bir yapısal değişikliğe uğrayacak ve ulusal petrol şirketlerin egemenliği hızla artacak" -Uluslar arası Enerji Ajansı Baş Ekonomisti Fatih Birol " Kendimizi ekonominin tekrar düzelmesiyle oluşabilecek arz çıkmazına hazırlıyor muyuz?" diye sordu. Birol Dünya enerji talebi bugün ile 2030 yılı arasında yılda ortalama yüzde yüzde 1,6 artışla yüzde 45 büyüyecek ve bu artışın üçte biri kömürden gelecek" dedi.

 " Dünya Enerji Görünümü 2008" başlıklı araştırmada, finansal kriz ve ekonomik yavaşlamanın enerji talebini ve enerji yatırımını nasıl etkileyeceği konusuna yanıt ararken, "Ekonomik endişelerin dikkatleri, stratejik enerji güvenliğinden ve çevresel sorunlardan başka yöne çevirme riskinin bulunduğuna dikkat çekti.
Sabancı Holding’in enerji sektöründeki şirketlerinden Enerjisa’nın ev sahipliğinde yapılan toplantıda raporun sunumu gerçekleştiren Fatih Birol, " Kendimizi ekonominin tekrar düzelmesiyle oluşabilecek arz çıkmazına hazırlıyor muyuz?" diye sordu. Birol Dünya enerji talebi bugün ile 2030 yılı arasında yılda ortalama yüzde yüzde 1,6 artışla yüzde 45 büyüyecek ve bu artışın üçte biri kömürden gelecek" dedi.

-"ULUSAL PETROL ŞİRKETLERİ ÖNE ÇIKACAK"-

2007-2030 arasını kapsayan enerji senaryolarını anlatan Fatih Birol, bugünkü enerji trendlerinin sosyal, çevresel ve ekonomik olarak sürdürülebilirlikten çok uzak olduğunu söyleyerek, şu tespitleri yaptı:
"Petrol ana enerji kaynağı olmaya devam edecek. Ancak,ucuz petrol donemi bitti, buna karşılık fiyat istikrarsızlığı devam edecek. Mevcut petrol sahalarının üretimlerindeki azalma yatırım ihtiyacının anahtar belirleyicisi olacak. Petrol pazarı, büyük ve kalıcı bir yapısal değişikliğe uğrayacak ve ulusal petrol şirketlerin egemenliği hızla artacak"
Birol, son yedi yılda, kömür talebinin diğer enerji kaynakları toplamından daha hızlı büyümekte olduğunu ve 2030’a kadar küresel enerji talebindeki artışın üçte birini karşılamasını beklendiğini belirterek, " 2010 yılından sonra, hükümetlerin desteği, daha yüksek fosil yakıt fiyatları beklentisi ve azalan yatırım maliyetleri sayesinde yenilenebilir enerji kaynakları, kömürden sonra elektrik üretimi için ikinci büyük kaynak olacaklar" dedi.

-"GÜNDE 45 MİLYON VARİLE İHTİYAÇ VAR"-

Petrol talebindeki bütün artışın OECD üyesi olmayan ülkelerden geleceğine işaret eden Fatih Birol, "Bu talebin yüzde 43’ü Çin’den, yüzde 20’si Ortadoğu’dan,yüzde 20’si Hindistan’dan ve geri kalan bölümü de diğer gelişen Asya ekonomilerinden kaynaklanacak" diye konuştu.
Üretimin, 2030 yılında günlük 104 milyon varile yükseleceğini kaydeden Birol şu değerlendirmeyi yaptı:
" OPEC dışı ülkelerin konvansiyonel petrol üretiminin düşmesiyle, Ortadoğu OPEC ülkeleri petrol pazarındaki büyümede aslan payını alacak. Petrol talebi 2030’a kadar bugünkü seviyede kalsa bile, sadece var olan petrol sahalarının üretimindeki azalmayı karşılamak için, günlük 45 milyon varil kapasiteye ihtiyaç olacak. Bu da kabaca Suudi Arabistan’ın bugünkü kapasitesinin dört katı anlamına geliyor. Petrol ve gaz üretiminde beklenen artışın yaklaşık yüzde 80’i ulusal petrol şirketlerinden gelecek"

-"2030 KADAR 26 TRİLYON DOLAR GEREKİYOR"-

2007 yılında, OECD üyesi olmayan en büyük 20 ülkenin enerji sektörüne yönelik yaptıkları sübvansiyonun toplamda 310 milyar doları bulduğunu belirten Fatih Birol, bu durumun ciddi bir ekonomik külfet yaratması yanı sıra çevresel etkileri şiddetlendirdiği için de sürdürülemez olduğunu söyledi. Birol " Enerji arz yatırımları için 2030 kadarki dönemde toplam 26 trilyon dolar ya da yılda 1 trilyon doların üstünde yatırım gerekli, Bu rakamın sadece 13.6 trilyonu elektrik enerjisi yatırımları için olacak. Ancak kredi krizi harcamaları erteleyebilir" dedi.
Dünya çapında, 600 GW’in üstünde elektrik üretim kapasitesinin inşa halinde olduğunu ve bu kapasitenin 2015 yıllarında kullanıma hazır hale geleceğini, bu kapasitenin dörtte üçünün OECD dışından olduğunu ifade eden Birol "Yenilenebilir enerji kaynaklarından üretilen elektrik enerjisinin maliyeti, yenilenebilir enerjinin kullanımının artmasıyla düşecek, bu da teknolojik ilerlemeyi hızlandırıp ölçek ekonomilerini arttıracaktır" diye konuştu.
Biyoyakıt kullanımına değinen Birol, biyoyakıt üretiminin 2007 yılındaki günlük 0,6 milyon varilden, 2030 yılında günlük 3,2 milyon varile tırmanmasının beklendiğini kaydederek, " Bu rakam toplam karayolu ulaşım yakıtları talebinin yaklaşık yüzde 5’ini oluşturacaktır" bilgisini verdi.


Diğer Haberlerden

ICCI 12-13-14 Mayıs 2010 Tarihlerinde WOW Convention Center'da
IWES 2010 - 2. Atık Teknolojileri Sempozyumu ve Sergisi // 04-05 Kasım 2010
ATIK TEKNOLOJİLERİ - Atık Yönetimi Teknolojileri Dergisi'nin 5. Sayısı Çıktı
Enerji Sektörü, Gelişmeleri Enerji ve Çevre Dünyası Dergisinden takip ediyor.
TMMOB Makine Mühendisleri Odası ve Sektörel Fuarcılık’ın yaptığı işbirliği ile SOLAR FUTURE, ICCI 2010 ve IWES 2010 Belgelendirme Kriterleri kapsamına alındı.